Yabancı İhtiyaçlar
Yazıya başlamadan önce sizlere bir soru sormak istiyorum. Şu anda neye ihtiyacınız var?
İhtiyaçlar sorulduğunda genellikle insanın o an aklına günlük ihtiyaçları geliyor. Bu bazen bir kahve, bazen bir araba bazen de hemen eve gitmek oluyor. Evet tabii ki bunlar da ihtiyaç ancak ben bu yazımda insanın farkında olmadığı ihtiyaçlarına değineceğim.
Çocukken aileniz ihtiyaçlarınıza kulak verir miydi? Ya da çocuğunuz varsa eğer siz çocuğunuzun ihtiyaçlarına önem veriyor musunuz? Cevabınızı duyuyorum… Tabii ki! Ancak benim bahsettiğim ihtiyaçlar beslenme ve barınma ihtiyacından fazlası.
Bir bebek doğduğunda ihtiyaçlarını dile getiremez. Bedeniyle ve ağlamalarıyla ifade eder. Büyüdüğünde ve çocuk olduğunda gereksinimlerini sözleriyle, bedeniyle ve davranışlarıyla anlatır. İşte tam da bu dönemde olanlardan bahsetmek istiyorum. Bir çocuk ağlamak istediğinde anne ve babası ağlamasına izin vermezse, onun duygularına eşlik etmezse çocuk ağlamaya olan ihtiyacını içine gömer. Unutur o ihtiyacı. Ya da yemek yemeye ihtiyacı olmadığı halde anne-babası aç olduğunu düşündüğü için zorla yemek yedirilen çocuk bir süre sonra aç olup olmadığını sorgulamaz. Hissedemez. Ya da bir şeye çok kızan bir çocuk kızgınlığını gösterdiğinde ailesi kötü olmakla suçladığında öfkesini göstermemeyi öğrenir. Bu örnekler daha çok çoğalabilir tabii ancak ana tema bu. Çocuğun duygusal ya da bedensel ihtiyacının ebeveynler tarafından göz ardı edilmesi ve çocuğun kendi ihtiyaçlarına yabancılaşması.
“Ee ne var bunda ne güzel işte çocuk üzülmüyor, yemek yiyor ve sakince oturuyor.” diyenler olabilir. Toplum tarafından idealize edilen çocuk tam da bu çünkü. ‘Sorun’ çıkarmayan çocuk.
Bu çocuklar sorunsuz çocuklar değillerdir. Sadece yetişkinlerin hayatına uyum sağlamak zorunda kalmış, kendi ihtiyaçlarına yabancılaşan çocuklardır. Kendi ihtiyacına yabancılaşmış çocuklar yetişkin olduklarında bazı semptomlar gösterirler. Bu semptomlardan bazıları sebepsiz beden ağrıları, depresyon, hayır diyememe, anksiyete veya yeme bozuklukları olarak yetişkinin hayatında belirebilir.
Şimdi tekrar başa dönelim. Yazıya başlarken sorduğum soruya verdiğiniz cevabı düşünün. Ne ile ilgiliydi? O an ihtiyacınızı düşünürken ne geldi aklınıza? Eğer duygularınız, bedeniniz dışında materyal bir ihtiyacı düşündüyseniz üzülmeyin. İnsanlığın en sevdiğim yanı onarılabilir olması. İnsan ruhu ne yaşarsa yaşasın onarılabilir. Yeter ki ruh iyileşmek istesin.
Duygularınızla, bedeninizle, duyumlarınızla ve düşüncelerinizle iletişime geçmek için geç kalmadınız. Onlar hayatınız boyunca sizinleydi. Tıpkı yıllardır görüşmediğiniz ancak iletişim kurulduğunda kaldığı yerden devam eden dostlarınız gibiler. Yalnızca iletişim kurmak için çabalamanız gerek. Bazen içinizle iletişim kurmak için bir uzmanın yardımına ihtiyacınız olabilir. Lütfen destek almaktan çekinmeyin.
Yazımı bitirmeden durup kendinize dikkat vermenizi istiyorum. Bedeniniz size hangi sinyalleri gönderiyor, içinizden geçip giden duygular neler ve son olarak; Şu anda neye ihtiyacınız var?
👏👏👏
YanıtlaSil