Siz Nasıl Seversiniz?

 İlk yazımda kendini sevmekten bahsetmiştim. Yeni yılın ilk yazısında da başkasını sevmekten bahsetmek istiyorum. Sizce sevgi nedir? Sevgi deyince aklınızda neler canlanıyor? Sevgi denince benim aklımda yumuşacık tüyler, ılık tatlı bir içecek ve sarılmak canlanıyor. Tam göğsümde ise belirleyemediğim hafif ama etkili bir enerji hissediyorum. Size sevgi denilince zihninizde ne canlanıyor ve sevgiyi vücudunuzda nerede hissediyorsunuz?  

Sevginin kelime tanımını yapmaktansa bizde çağrıştırdıklarıyla tanımlamanın daha etkili bir yol olacağını düşündüm. Çünkü sevginin bir sözlük tanımı olsa da herkesin sevgi tanımı başkadır. Yeni doğan bir bebek hiçbir şey bilmez. Çok ilginç ama uyumayı bile bilmez, öğrenir. Bu kadar temel bir yaşam becerisini bile öğrenen insan haliyle sevmeyi de öğrenir. Ama nasıl öğrenir? 

Bir sürü sevgi türü vardır ancak Yazar Masumi Toyotome bunu 3 türe indirgeyerek sadeleştirmiştir: 

Bunlardan birincisi “Eğer” türü sevgi. Bu sevgi türü bildiğiniz koşullu sevgi. Ve bence özellikle bir çocuk için en yaralayıcı olan sevgi. Bir anne ve babanın çocuğuna “Eğer uslu bir çocuk olursan seni severim.” demesi, demese bile bunu hissettirmesi ne acı. Hayatı boyunca sevildiğinden emin olamayan ve sevilmek için hep çabalaması gereken birey yetiştirmek için bu koşullu sevgi türünü seçebilirsiniz. 

İkincisi “Çünkü” türü sevgi. Çünkü türü sevgide ise karşıdaki kişi bir şeylere sahip olduğu için sevilir. “Seni seviyorum çünkü güzelsin, seni seviyorum çünkü komiksin” gibi. Oysa insan değişimlerden ibarettir. Sahip olduğu özellikleri kaybedebilir. Çünkü türü sevgiyle sevilen insanlar o özelliklerini kaybetmemek, değişmemek için hayatları boyunca çabalamak zorunda kalırlar. Bu da en az koşullu sevgi kadar yaralamaz mı insanı? 

Üçüncü sevgi türü ise “Rağmen” türü sevgidir. Koşulsuz ve en kıymetli sevgi türüdür. Karşıdaki insana “Şartlar ne olursa olsun, kim olursan ol seni seviyorum ve sevmeye devam edeceğim. Sen yaptıklarınla benim sevgimi azaltamayacaksın. Çoğaltamayacaksın da. Çünkü seni sevdiğim yer en yukarıda, sabit ve değişmez bir yerde” diyebilmek. Ne kıymetli ve büyük bir sevgi değil mi?


Sevgi türlerini öğrendiysek gelin ilişikilerimize bakalım. Öncelikle doğduğunuz aileden başlayalım. Doğduğunuz ailede nasıl sevildiniz? Hiç bunu yaparsam beni sevmezler, böyle söylersem beni daha çok severler veya bunu yapmayı bırakırsam beni daha az severler diye düşündünüz mü? 


Doğduğumuz ailede nasıl sevilirsek öyle devam ederiz hayatımıza. Neredeyse ilişkilerimizin tamamında öğrendiğimiz sevgi türü ile ilişkileri besleriz. Hatta ebeveynseniz fark etmeden çocuğunuzu da öğrendiğiniz sevgi türü ile seviyor olabilirsiniz. Siz öyle sanmasanız da belki çocuğunuz kendini koşullu bir sevgi içerisinde hissediyor olabilir. Sonuçta sizin ebeveynlerinize sorsak onlar da sizi koşulsuz sevdiklerini söylerler ancak sizin için gerçek bambaşkadır. Buna öğrenilmiş sevgi döngüsü diyebiliriz. 


Bu yazıdan sonra kullandığınız sevgi türünü fark ettiyseniz eğer konuşarak bu öğrenilmiş döngüyü kırmak, güvenli ilişkiler içinde çocuklarınızı büyütmek için hala zamanınız var. Siz yeter ki istekli olun ve çabalayın. Koşulsuz sevgilerde büyütülen insanların çoğalması dileğiyle… Sevgiler 

Yorumlar

  1. Herşeye rağmen sevmek ,herşeye rağmen Sevil ek dileğiyle

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ceren Ay Esen Kimdir?

Kendini Sevmek

Duygu Matruşkası

Affetsem Geçer Mi?

Zehirli Teselliler

Nesilden Nesile Miras: Travma

Sohbet Eden misin, Sıra Bekleyen mi?

Unutulan Benlikler

Geçmiş Geçmiş Midir?