Affetsem Geçer Mi?
Her geçen gün yepyeni yaşam mottoları giriyor hayatımıza. Kendini sev, pozitif düşün, kötü düşünme, koşulsuz kabul et gibi bir çok söylemle karşı karşıyayız. Tüm bunlar zaten çok karışık ve zorken son zamanlarda yenisi eklendi. “Affet!” Başımıza gelen olayları ve hayatımızdaki kişileri affedersek o zaman iç huzuru bulabileceğimiz söyleniyor. Aslında düşününce kolay gibi. Affedeceksin ve hayatın boyunca peşinde koştuğun o huzura kavuşacaksın.
Affedemediğiniz o kişi sizin anneniz, babanız, eşiniz, çocuğunuz, kardeşiniz, arkadaşınız veya çevrenizden herhangi birisi olabilir. İsteyerek veya istemeyerek sizi üzmüş, haksızlık etmiş, aşağılamış, hak ettiğiniz değeri göstermemiş veya sizi öfkelendirmiş olabilir. Belki de o kişi şu an hayatınızda değil veya hala hayatınızda. Her şey olabilir. Hadi o kişiyi affedelim ve huzuru bulalım. Çok kolay! Sadece affedeceğiz. İyi ve yüce gönüllü insanlar her zaman affetmez mi? Eyvah! Yoksa biz kötü insanlar mıyız? Hayır kötü insanlar değiliz. Kötü değilsek o zaman neden affedemiyoruz? Yoksa bizim duygusal zekamız mı düşük? Hayır duygusal zekamız da düşük değil.
E o zaman neden ruhumuzun bu kadar derinden yaralanmasına sebep olan o kişiyi affetmek için bu kadar çabalıyoruz ama bir türlü beceremiyoruz? O ballandıra ballandıra anlatılan huzuru neden yakalayamıyoruz? Cevap aslında çok basit: Hazır değiliz.
Artık bizlere her şeyin en pratik olanı ve en hızlısı sunuluyor. 15 saniyelik videolar, 3 dakikada pişen yemekler ve birkaç saniyede ulaşabildiğimiz bilgiler. Her şey bu kadar hızlı ilerlerken insan ilişkileri ve insanın kendini bulma süresi biraz uzun ve meşakkatli gelmeye başladı. Bu konularda da kısa yoldan çözümler aramaya başladık. Arz talep meselesi. Her yerde “Affet ve huzura kavuş!” gibi şeyler duymaya başladık. Bir süre sonra affetmek bir zorunluluk oldu, omuzlarımıza yük oldu. Affedemeyince de kendimizi yetersiz, kötü belki de suçlu hissettik. Hatta bazılarımızda bu hislerin devamında kaygı ve depresyon geldi.
Oysa affetmek bizlere söylendiği gibi kolay ve hemen olabilecek bir şey değildir ki. Affetmek bir süreçtir. Bu sürecin sonunda da huzuru bulabilir miyiz? Bilmiyorum. Bana göre huzuru bulmak için o kişinin hissettirdiği öfke, acı, hayal kırıklığı veya ihmal edilmişlik hissi tüm duygularla yüzleşilmeli. Bu duygularla yüzleşmek zaten çok zorken bir de affetmek zorunda olmak sizce de çok fazla değil mi?
Ruhumuz da tıpkı vücudumuz gibi yaralar alır ve iyileşir. Bir yarayı düşünün yaranın oluşması önce şok etkisi yaratır sonra can acıtır, tedavisi başlar, tedavi süreci sancılı geçer, yara iyileşmeye başlar ve kendini hazır hissettiğinde kabuk bağlar. Ruhta oluşan yaranın kabuğu da affetmektir. Unutmayın yarayı kabuk bağlasın diye değil iyileşsin diye tedavi ederiz. Belki biraz izi kalır ama mutlaka iyileşir…
Muhteşem teşekkür ederiz okurken kendimizi sorguluyoruz🥰
YanıtlaSilŞu anda tam da bunu yaşıyorum,yaşadığım acı dayanılmaz .Yüreğime bıçak sokmuş çeviriyorlar.Ben kendimle olan hesabı bitiremedim ki o insana geçip hesabını kapatıp affedeyim .Harikasınız,önceki yazılarınızı da çok beğenmiştim ama şu anda bana yapılan affet ,görmezden gel baskılarına cevap oldu
YanıtlaSilÇok güzel bir yazı olmuş. Affetmenin ayrıca getirdiği bir huzur da var çünkü olgunluk herkese nasip olmuyor.
YanıtlaSilTebrik ederim çok güzel kaleminize sağlık.
YanıtlaSilBir süredir yazılarınızı takip ediyorum. Her zaman olduğu gibi benim için çok keyifli bir okuma oldu. Elinize sağlık…
YanıtlaSilÇok güzel bir yazı olmuş, keyifle okudum. Kalemine sağlık
YanıtlaSilTebrik ediyorum çok güzel
YanıtlaSilbirebir sorduklarima cevap olmus..basarilar
YanıtlaSil