Çocuklarda Psikolojik Dayanıklılık

 Bana göre hayat bir denge oyunudur. Yaşam ve ölüm, ağır ve hafif, az ve çok, eksik ve fazla gibi birçok zıt anlamı içinde yaşatan harika bir denge düzeni. Öyle bir düzen ki bu sanki kocaman görünmez hassas bir terazi var ve bir kavram diğerinden biraz fazla olduğunda denge bozuluyor. Hayattaki dengenin bozulmasının fizyolojik, sosyolojik veya küresel birçok etkisi var tabii. Ancak ben bu yazımda çocukların iç dengesinden, psikolojik sağlamlığından bahsedeceğim.  

Önceden insan psikolojisinin çok kırılgan olduğunu düşünürdüm. Okudukça, gözlemledikçe ve yaşadıkça insanın psikolojik sağlamlığı konusunda fikrim epey değişti. İnsan psikolojisi doğru desteklendiğinde aslında bir demir kadar sağlam olabilirmiş.


Çok sevdiğim bir söz var: ”Hayatımızı başımıza gelenler değil, onlara verdiğimiz tepkiler belirler.” Başımıza gelen olaylara nasıl tepki vereceğimizi de tabii ki çocukluğumuzda öğreniriz. O halde psikolojik sağlamlık doğrudan çocuklukla alakalı diyebiliriz. Her bebek içinde yaşam içgüdüsüyle dünyaya gelir. Yaşama tutunmak için elinden gelen her şeyi yapar. Bu hayatta kalma çabası, bebeği dünyaya getirenler tarafından takdir görür ve desteklenirse yaşama gücü ömür boyu devam eder. 


Peter A. Levine ebeveynlere şöyle söylüyor: “Göreviniz; bir çok açıdan yara bandı ya da atel işlevine benzer. Yara bandı ya da atel yarayı iyileştirmez; vücut kendi kendini iyileştirirken onu korur ve destek olur.” Yani siz çocuğunuzu iyileştiremezsiniz, yalnızca onun kendini iyileştirebilmesinde yardımcı olabilirsiniz. Çoğu ebeveyn burada çocuğunu iyileştirememe fikrine odaklanır ve çok kıymetli bir şeyi atlar. Onun yarasına yara bandı olmak, onu korumak ve destek olmak


Burada bir örnek verelim: Çocuğunuz parkta oynarken düşüp dizini kanatıp ağladığında ne yapabilirsiniz? Zamanı geri alamazsınız, acısını dindiremezsiniz veya yarasını sihirli bir şekilde iyileştiremezsiniz. Elinizden gelen şey çocuğunuza sarılmak, ona kendini güvende hissettirmek ve yarasına pansuman yapıp kanayan dizine yara bandı yapıştırmak. Bunlar ufak tefek müdahaleler gibi görünürler ama hayati önem taşırlar. Burada önemli olan bunları sakin, şefkatli ve anlayışlı bir yerden yapabilmek. 


“Çocuklarımız için yağmuru durduramayız. Yağmurlu bir havadan nasıl korunacakları konusunda onları hazırlarız. Bazen ıslanırlar, işte o zaman onların doğalarında zaten var olan dirayeti bulmalarına yardımcı oluruz.” diye de özetliyor durumu Peter A. Levine. Bu konuda daha detaylı okuma yapmak ve çocuğunuzun yaşayabileceği birçok travmaya karşı direncini güçlendirmek isterseniz. “Ey Travma Bizden Uzak Dur - Peter A. Levine ve Maggie Kline” kitabını öneririm. İyileşebilen güçlü çocukların artması dileğiyle, sevgiyle… 

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ceren Ay Esen Kimdir?

Kendini Sevmek

Duygu Matruşkası

Affetsem Geçer Mi?

Zehirli Teselliler

Nesilden Nesile Miras: Travma

Sohbet Eden misin, Sıra Bekleyen mi?

Unutulan Benlikler

Siz Nasıl Seversiniz?

Geçmiş Geçmiş Midir?